• Document: ._.. OGUZ KAGAN DESTANI._.. W. BANG VE G. R. RAHMETi İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBiYAT FAKÜLTESi TÜRK DİLİ SEMİNERİ NEŞRİY A TINDAN İS TANBUL 1936 BURHANE DD İN BASIMEVİ Oğuz Kağan Destanı 'n...
  • Size: 4.01 MB
  • Uploaded: 2019-06-13 01:44:50
  • Status: Successfully converted


Some snippets from your converted document:

._.. ._.. OGUZ KAGAN DESTANI W. B A N G VE G. R. R A H METi İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBiYAT FAKÜLTESi TÜRK DİLİ SEMİNERİ NEŞRİYATINDAN İS TANBUL 1936 BURHANE DD İN BASIMEVİ Oğuz Kağan Destanı 'nın türkçe neşri1 hazırlanırken göz önünde tutulan maksatlardan biri, türk destan edebiyatının çok mühim bir kısmını teşkil eden Oğuz destan dairesinin bu şeklinden oku­ yucuların istifadesini kolaylaştırmak; ikincisi de, türk edebiyatı kaynaklarının dil bakımından araştırılarak neşrini teşvik etmek olmuştur. Türk dilinin ayrı ayrı devirlerinden kalma örneklerin, muayyen bir usule göre, işlenmesi ve neşredilmesi, gerek dil ala­ nında uğraşanlar, gerek edebiyatçılar için olsun, artık geriye bırakılamıyacak işlerden biridir. Çünkü, herhangi bir eser, kon­ trolu her zaman mümkün olabilecek bir şekilde, metnin bütün teferrüatı muhafaza edilerek, neşredilmedikçe, edebiyat ve dil alanında çalışanlar için, daima kapalı kalacaktır. İlınin diger sahalarında olduğu gibi, dil araştırma alanında da, söylemek istenilen fikrin kolayca anlaşılması için, birtakım tek­ nik usullere başvurmak mecburiyeti vardır. Gerek yazı, gerek mat­ baa tekniğinde olsun, sözle söylenen fikrin gözle de ihata edile­ bilmesi için Hizım olan şeklin verilmesinde ve istilahlarla daima geçen sözlerin kısaltmalarının tespitinde geniş bir kütlenin bir­ leşmesi lazımdır. Küçük bir işaretle anlaşılabilecek bir fikrin uzun cümlelerle uzatılınası ve aynı araştırıcı tarafından bir mef­ hum için ayrı ayrı ıstılahiarın kullanılması, fikrin anlaşılınasına değil, bilakis karışmasına sebep olabilir. 1 Eser i n almanca tabı için b k. W. B an g ve G. R. Ra c h m at i, Die Legende von Oghuz Qaghan . Sitzb. d. Preuss. Akad. d. Wi s s . 1932. Phil .- Histor. KI. XXV, Berlin. 4 Eserin bu tabında da asıl metindeki yazı hususiyetlerinin mu­ hafazasına dikkat edilmiş ve, matbaaların verebildiği imkan da­ hilinde, bunların gösterilmesine çalışılmıştır ( bk. SS. 8-9 ). Eserin türkçe neşrinde çok yardımda bulunan Hadiye K u r aL Fahir İ z ve istenilen şekilde hasılınasına imkan veren Edebiyat F aküitesine burada teşekkür etmeyi bir borç sanırım. İstanbul 1935 R . Rah meti ( A rat) Bu eserin başlangıcı kısmen güzel Löwen zamanlarına kadar gider. Orada her tatil beni ziyaret eden J o s . Ma r k w a r t Oğuz Kağan destanını işlernem üzerinde israr ederdi. Fakat bu eserin, gerek münderecatı ve gerek dili bakımından olsun, yeni bir neşri o zaman bana okadar cazip gelmiyordu. A v o n 1, L e C o q bana F. VV. K. Mü l l e r tarafından kopya edilmiş olan I - VIII sahifeleri gönderdiği zaman bile, ben gözlerimi ve vaktımı, bilhassa bu metin için, feda etmeğe razı olmamıştım. Bir müddet evvel Dr. Ra h m e t i tarafından bunun yeni trans­ kripisiyonunun yapılması, destanın Prof. R i z a N u r tarafın­ dan neşri ve bir de sonradan P. P e l l İ o t 'nun ( T' oung Pao cilt XXVII, SS . 247 - 358.) buna ait olan tenkidinin · çıkması, benim bu husustaki fikriınİ değiştirrneğe vesile oldu�. Bu iki araştırıcıdan daha ileri gitmek, gelecekteki yeni ve son neşrine hazırlık yapmak, bilhassa metne bugün için mümkün 1 Bu eserin, bu güne kadar biricik malum olan, P a r i s nüshası (Bibl. Nat . Supplement Turc 1001 ) W. Ra d I o f f tarafından ken disinin Kulad­ ğu Bilig 'inde neşir ve tercüme edilmişti . � R i z a N o u r, Oughouz-name, epopee turque. Ale xandrie, So­ ci ete de publications egyptiennes. 1928. P au 1 P e 1 1 i o t , Sur la Iegende d' Uyuz-Khan en ecriture ouigoure. R i z a N o u r, Reponse ci un article de M. Paul Pelliot sur l'Ou­ ghouz·name. Ale xandrie, aynı neşirevi , 1931. B i z b u ü ç e se r i n v e R a d 1 o f f 'u n t r a n s k ri p s i y o n ve t e r c ü m e si n i n d e o k u y u c u l a r a m a l ft m o l d u ğ u n u f a r z e d i y o r uz. E se r i n a s 1 ı k ü t ü p h a n e h a r i c i n e v e r i 1 m e d i ğ i n­ d e n , bi z f o t o g r a f l a i k t i f a e t m e k m e c b u r i y e t i n d e ka l d ı k. 6 olan ve bizim şimdi her yeni baskıdan isteyebileceğimiz şekli vermek tecrübesi artık cazip geliyordu. Biz O ğ u z K a ğ a n isminin eski şeklini aldık. Çünkü o isim - mana itibarile ne olursa olsun -- her halde T o k u z 1 O ğ u z v. b. ile münasebettardır; oradaki oğuz 'da da her halde bir eski o- vardı. Sonraları u-Değişme husule gelince - bu bazen K u t a d ğ u B i l i g 'de de görülmektedir - ve ağuz 'ilk süt ' oğuz şeklini alınca, pek tabii olarak, halk etimo· logisi ile, eski oğuz 'u bu yeni oğuz ile birbirine bağlamak fik­ rine kapılmak mümkündü

Recently converted files (publicly available):